Referanslar için tıklayın.
Diş Sağlığı
Asitli yiyecek ve içeceklerin diş sağlığına etkisi var mıdır?
Meyve ve sebzeler, meyve suları, çeşitli salata sosları, sirke, şarap ve meşrubatlar gibi pek çok besinin içinde az miktarda asit mevcuttur. Asitli bileşenler, sadece yiyecek ve içeceklere ekşi tat vermekle kalmaz, tatlarına karakteristik özellik de katar. Örneğin, fosforik asit ve sitrik asit, içeceklere hoş bir tat katar. Özellikle, meyve sularında ve meşrubatlarda asitlik düzenleyici olarak kullanılan sitrik asit çoğu meyvede, özellikle de portakal ve limon gibi narenciye meyvelerinde doğal olarak bulunur ve halk arasında limon asidi olarak bilinir. Bazı gıdaların pH (asitlik) değerlerini tabloda bulabilirsiniz.
Asitli içecekler ile diş erozyonu arasında bağlantı var mı?
Araştırmalar, diş çürükleri ve erozyonunun, aralarında asitli yiyecek ve içeceklerin aşırı tüketimi, gastrik reflü, kusma ve çevresel faktörlerinde dahil olduğu, pek çok farklı sebebi olabilen karmaşık bir konu olduğunu gösteriyor.
Diş çürükleri ve erozyon, asit ile temasın sıklığı ve uzunluğu, bireysel diş temizliği alışkanlıklarının edinilmemesi ve kişisel duyarlılık gibi birçok etkenin üst üste birikmesinden oluşur.
Çürük de dahil olmak üzere, diş hastalıklarına karşı korunmada tükürük bezleri önemli bir rol oynar. Asitler ağız ile temas ettiğinde tükürük salgılanmaya başlar. Tükürük asidi seyreltirken, içeriğindeki bikarbonat asidi nötralize eder ve sahip olduğu mineraller diş minesini onarır. Ayrıca, tükürükteki protein diş yüzeyinin korunmasına yardımcı olur. Diş çürümelerine karşı dişleri floridli bir diş macunu ile fırçalamak ise, en iyi koruma yöntemidir.
Kemik Sağlığı
Fosfor Nedir?
Pek çok gıda maddesinde kullanılan yenilebilir asitlerden biri olan fosforik asit, kemikler ve dokular için temel bir element olan fosforu içerir.
Beslenmedeki fosforun bir kısmı; yapraklı sebzeler, meyveler, et ve kümes hayvanları ürünleri gibi tümü doğal fosfor içeren doğadaki kaynaklardan gelmektedir. Beslenmedeki ek fosfor kaynakları; kabartma tozu, kolalı içecekler ve besin takviyeleridir
Günlük ne kadar fosfor alınmalıdır?
Amerika Ulusal Bilimler Akademisi Tıp Enstitüsü tarafından belirlenen ve önerilen günlük fosfor alım miktarı 800-1.200 mg’dır.
Kolalı içecekler kemik sağlığını etkiler mi?
Kolalı içeceklere tat vermek amacı ile katılan fosforik asit yolu ile alınan fosfor, günlük fosfor alım miktarı içerisinde çok az bir yer tutar.
Yeterli miktarda kalsiyum almadan, aşırı miktarda fosfor alındığında kemiklerde zayıflama ve iskelette deformasyon olabilir. Kolalı içeceklerde dahil olmak üzere, meşrubat tüketimi kemiklerde zayıflamaya neden olmaz. Yetersiz kalsiyum alımı, hormonal dengesizlikler, fiziksel aktivite eksikliği ve yaşlılık, kemiklerin zayıflamasının birinci nedenidir.
Kemik sağlığını korumak için, dengeli ve yeterli beslenmeli ve düzenli fiziksel aktivite gerçekleştirilmelidir.
Bazı ürünlerin fosfor içeriği aşağıdaki tabloda görebilirsiniz:
TABLO
Mide Sağlığı
Asitli içecek ve yiyecek tüketmek ile mide sağlığı arasında bağlantı var mıdır
Midemiz çok çeşitli asitli ve bazlı yiyeceklerin tüketimini kontrol altında tutacak ve pH (asitlik) dengesini kolaylıkla sürdürecek yapıdadır. Çoğu yiyecek ve içecekte bulunan asitler, mideye ulaşmadan önce, sindirimin başladığı ağızda tükürükle büyük oranda etkisizleşir.
Mide rahatsızlığı olmayan kişilerin asitli içecek ve yiyecek gruplarını tüketmesi ile herhangi bir sağlık sorununun ortaya çıkması arasında bağlantı kurulmamıştır.
Obezite
Asitli içecekler obeziteye neden olur mu?
İçecekler sıvı alımının yanı sıra, günlük aktiviteler için gerekli enerjiyi sağlayan karbonhidrat alımına da katkıda bulunurlar. Herhangi bir yiyecek ve içecek tek başına fazla kilo veya obezite problemine yol açmaz. Yaktığınızdan fazla kalori almadığınız sürece bütün yiyecek ve içecekler dengeli beslenmede yer alabilir. Gittikçe artan hareketsiz yaşam tarzının, obezite sorununun birincil nedeni olduğunu gösteren pek çok araştırma var. Suçu belirli bir besine veya içeceğe yükleyerek obezite sorununun çözümüne katkıda bulunamayız. Önemli olan fiziksel aktivite ve dengeli beslenmenin iyi anlaşılması ve günlük yaşamda yerini almasıdır.
Selülit
Gazlı içecekler selülit yapar mı?
Karbonasyonun selülite neden olduğu yönünde yaygın bir inanışolsa da ne gazlı içecekler, ne de herhangi başka bir besin ya da içecek grubu tek başına, selülit oluşumundan sorumlu değildir. Bazı çalışmalar, selülitin oluşmasında beslenme tarzının büyük rol oynayabileceğini göstermiştir ki; bu da çoğunlukla yağdan zengin diyet ve fiziksel aktivite eksikliğinden kaynaklıdır. Kan dolaşımı bozukluklarının, hormonal bozuklukların ve yağ hücreleri bozukluklarının selülit oluşumuna etkisi olduğu bilinmektedir.
Selülit görüntüsünü azaltmanın tek yolu, toplam vücut yağını azaltmaktır. Fiziksel aktivite de kas oranını arttırmak suretiyle vücudun bazı bölgelerindeki görünümü değiştirmek için faydalıdır
Sıvı İhtiyacı
Yeterli sıvı alımının vücudumuz için önemi nedir
Yaşamımız için gerekli olan su vücutta birçok önemli rol oynar:
Hücreler - Vücudumuzdaki su karbonhidrat, vitaminler, mineraller ve diğer önemli besin maddelerinin hücrelerimize taşınması için çok önemlidir.
Sindirim sistemi - Su, besin maddelerinin sindirim sisteminde çözülmesine yardımcı olarak bunların kana karışmasına ve hücrelerimize iletmesini sağlar.
Kas ve eklemler - Su, eklemlerin korunmasına yardımcı olur ve kasların doğru şekilde çalışmasını sağlar. Aslında, kaslarımızın yaklaşık yüzde 70 ile 75’i sudan meydana gelir.
Vücut sıcaklığı - Vücudumuzdaki su, ısının dağılmasına yardımcı olarak toplam vücut sıcaklığını düzenler. Vücudumuz çok ısındığında, terlemeyle su dışarı atılır, böylelikle vücut ısısı düşer. Terleme yoluyla kaybedilen su yerine konulmazsa, vücudumuz tehlike doğuracak şekilde aşırı ısınır.
Beyin - Yeterli sıvı alımı beynimizin iyi çalışması için önemlidir. Dehidrasyon (sıvı kaybı) nedeniyle vücut ağırlığımızın %2’sinden daha fazla kaybı beyin fonksiyonlarını etkileyebilir ve kısa süreli hafızayı zedeleyebilir.
Cilt - Yeterli sıvı alımı cildin elastikiyetini, yumuşaklığını ve rengini korumasına yardımcı olur. Su cilt hücrelerini içten ve dıştan yıkar.
Böbrekler - Böbrekler suyun yardımıyla vücutta bulunan atık ve toksinleri atar.
Kalp - Sıvılar sağlıklı kalp fonksiyonları için önemlidir. Kan basıncının normal seviyede tutulmasında önemli rol oynar. Su kaybı kalp atışlarında artışa ve kan basıncının azalmasına neden olabilir
Sıvı ihtiyacımı sadece su ile mi karşılayabilirim?
Günlük sıvı ihtiyacımızın %80’ini su ve içeceklerden karşılarız, %20’si ise çeşitli gıdalardan gelmektedir.
Genel olarak susuzluğumuzu su içerek karşılarız, fakat aynı zamanda insanlar meyve suları, süt, kahve, çay, alkolsüz içecekler, meyve, sebze ve çok çeşitli gıda ve içeceklerden de sıvı alırlar
Sodyum
Fazla sodyum(tuz) alımı zararlı mıdır?
Fazla sodyum (tuz) alımının, felç, kroner kalp hastalıkları ve böbrek hastalığına yol açabilecek yüksek kan basıncı ile ilişkili olduğu bilinmektedir.
Ortalama olarak, tuz alımı arttıkça, kan basıncı da belirli oranda yükselmektedir. Yaşlı bireyler ve yüksek tansiyon, diyabet ve böbrek hastalığı gibi kronik hastalıkları olan kişiler, tuzun kan basıncını arttırıcı etkilerine özellikle hassastırlar ve dolayısıyla günlük daha az sodyum tüketmelidirler.
Meşrubatlardaki sodyum(tuz) miktarı ne kadardır?
Sağlıklı yetişkinlerin gün içerisinde ter yoluyla kaybettikleri miktarı yerine koyabilmeleri için, günlük diyetlerinde 1.5 gram sodyum ya da 3.8 gram tuz tüketmeleri önerilmektedir.
Bir kıyaslama yapacak olur isek; 330 ml’lik kutu Coca-Cola, 10 miligramdan daha az sodyum içerir.
Genel olarak, meşrubat üretiminde sodyum, üretim sırasında eklenen bir bileşen değildir. Ancak sodyum, üretim sırasında kullanılan suyun içinde doğal bir bileşen olarak yer aldığı için, ürünlerde eser miktarda bulunabilir. Bu da tavsiye edilen günlük sodyum alım değerinin çok küçük bir kısmını oluşturmaktadır. Bu düşük miktarın insan sağlığı üzerinde önemli bir etkiye yol açması olası değildir.
Meşrubatlarda sodyum içeriği çok çok az olduğu için bu içecekler, “düşük sodyum” ya da “çok düşük sodyum” içeren gıda maddeleri olarak sınıflandırılmaktadır
Gıda Katkı Maddeleri
Gıda Katkı Maddeleri nedir?
Gıda katkı maddeleri, üretim, depolama ve ambalajlama aşamalarının herhangi birinde ilave edilerek doğrudan veya dolaylı olarak gıdanın bir parçası haline gelen maddelerdir. Laboratuvar ortamında yapılan katkı maddeleri olduğu gibi doğal ortamda bulunan katkı maddeleri de vardır. Doğal olan gıdaların veya gıda katkı maddelerinin laboratuvar ortamında yapılanlara göre daha güvenli olduğuna dair genel bir inanış vardır. İşlenmiş gıdalara ilave edilen maddelerin çoğu doğal olarak var olan maddelerle aynı kimyasal özelliklere sahiptir. Örneğin, askorbik asit (E300) veya genel olarak bilinen diğer adıyla C vitamini portakalda doğal olarak bulunduğu gibi, meşrubatlarda da katkı maddesi olarak görülmektedir.
E kodlarının gerçek anlamı nedir?
E kodları hakkında insanlar yeterli veya detaylı bilgiye sahip olmadıkları için olumsuz bir yaklaşım içinde olabiliyorlar. Gıda katkı maddeleri için kullanılan E kodları tüm dünyada bir bütünlük sağlamak için ortaya çıkmıştır. Her gıda katkı maddesinin kendine ait bir E kodu bulunmaktadır. E kodu alan katkı maddesi, gıda sektöründe kullanımına izin verilmeden önce detaylı olarak incelenmiş ve olumsuz bir etkisinin olmadığı kanıtlanmıış demektir. Amerikan Gıda ve Tarım Örgütü (FAO) ve Avrupa Gıda Güvenliği Kurumu (EFSA), bu onayları veren kuruluşların başında gelmektedir.
Gıda katkı maddeleri güvenli midir?
Gıda katkı maddeleri ile ilgili düzenlemeler büyük bir dikkatle gerçekleştirilir. Bu konudaki titiz çalışmanın nedeni tüketiciyi doğru yönlendirmek, güvenli kullanımla birlikte faydalı bir amaca hizmet etmektir. Gıda katkı maddeleri ile ilgili bilimsel verilerin tekrar gözden geçirilmesi ve yeni araştırmaların yapılması için her beş yılda bir konunun uzmanları ve uzman kuruluşlar çalışmalar yapar. Amerikan Gıda ve Tarım Örgütü (FAO) ve Dünya Sağlık Örgütü (WHO)’nun birlikte oluşturduğu uzman komite JECFA’dır (The Joint FAO/WHO Expert Committee on Food Additives yada Türkçe açılımı ile Gıda Tarım Örgütü ve Dünya Sağlık Teşkilatı’nın Gıda Katkı Maddeleri Eksper Komitesi). JECFA yeni bilimsel verilerin ortaya çıkmasına paralel olarak katkı maddelerinin güvenirliği ile ilgili çalışmalar yürütür.
GDO
Coca-Cola içecekleri GDO içerir mi
Türkiye'de satılan Coca-Cola ürünleri GDO içeren veya GDO'dan üretilen bileşen içermezler. Tüm hammadde tedarikçilerimiz GDO ürün veya GDO’dan üretilen bileşen kullanmadıklarını sertifikaları ile belgelemektedirler.
Kafein
Kafein nedir?
Dünyada en az 63 bitki türünün yaprak, tohum veya meyvelerinde doğal olarak bulunan bir madde olan kafein, çay, kahve ve kakaoda da doğal olarak bulunur. Kafeinin en çok bilinen kaynakları arasında kahve ve kakao çekirdekleri ile çay yaprakları yer alır.
Ne kadar kafein tüketmeliyim
Yetişkinler için makul kafein tüketimi 5-6 fincan kahveye, bir başka deyişle 12-14 kutu (330 ml) kafein içeren alkolsüz içeceğe eşittir. Verilen bu değerler ortalama günlük tüketim için 400-450 mg kafeine denk gelir ki bu miktarlar ile herhangi bir sağlık sorunu arasında bağlantı kurulmamıştır.
Kafein bağımlılık yapar mı
“Bağımlılık” sözcüğünün rastgele kullanımına sıkça rastlıyoruz. İnsanlar bazen çikolata, futbol veya televizyon bağımlısı olduklarını söylerler. Ancak bu tür bağımlılıkla, fiziksel veya zihinsel sağlık üzerinde ciddi etkiye sahip olabilecek madde veya aktivite bağımlılığı arasında bir ayrım yapılmalıdır. Dünya Sağlık Örgütüne (WHO) göre, ciddi madde bağımlılığında görülen fiziksel ve sosyal etkilerle kafein tüketiminde görülen etkilerin benzer olduğuna dair hiçbir kanıt yoktur. Düzenli olarak yüksek miktarda kafein tüketen ve daha sonra kafein alımlarını hızla ve büyük ölçüde azaltan bazı kişilerde iki günden bir haftaya kadar süren baş ağrısı ve yorgunluk gibi geçici belirtilere rastlanabilmektedir. Her maddede olduğu gibi, bazı kişiler kafeine diğerlerinden daha fazla duyarlılık sergiler.
Kafeinin sıvı ihtiyacına etkisi nedir?
Kafeinin diüretik etkisinin olduğuna dair endişeler dile getirilirken, mevcut kanıtlar, bu etkinin geçici olduğunu göstermektedir. Kafeinin toplam vücut suyu noksanlığına neden olduğuna dair bir kanıt yoktur. Ulusal Bilim Akademileri Tıp Enstitüsü, kafeinli içeceklerin, kafeinsiz içeceklere benzer bir şekilde günlük sıvı alımına katkıda bulunduğunu belirtmektedir.
Coca-Cola ürünleri ne kadar kafein içerir?
Coca-Cola, 330 ml’lik her kutu başına 33 miligram kafein içerir. Bu oran yaklaşık olarak aynı miktardaki çayın üçte birine ve aynı miktardaki Türk kahvesinin dörtte birine denk gelir.
Karbonasyon
İçeceklerdeki karbondioksit zararlı mıdır?
Meşrubatlarda karbondioksit, ayırt edici “gazlı” özelliği ve servis edilme sırasında görülen “kabarcıklı” etkiyi meydana getirmek için kullanılır.
Karbondioksit, atmosferde renksiz, kokusuz ve doğal biçimde bulunan bir gazdır. Gıda maddelerinde bulunan diğer bileşenler gibi, karbondioksit de tüm dünyada yasal yetkililer tarafından incelenmiş ve güvenliği doğrulanmıştır.
Karbonasyon; gazlı içecek üretiminde, su, meşrubat şurubu ve karbondioksitin karıştırılması işlemidir.
Gazlı bir içecekten alınan karbondioksit, enerji üretiminin bir yan ürünü olarak hücrelerimizin sürekli ürettiği miktarla kıyaslandığında çok azdır.
Karbonasyonun insan sağlığına etkileri nelerdir?
Karbondioksit gazı, karbonasyon için suya eklendiğinde vücuda alınım açısından zararlı değildir. Karbonasyon, sindirim sistemini ya da genel sağlığı olumsuz yönde etkilemez.
İnsanlar, karbonasyonu bazen şişkinlik hissi ile ilişiklendirirken, bazen de gazlı içecek (soda ve meşubat) tüketiminin, özellikle fazla miktarda besinin vücuda alındıktan sonra, bir rahatlama hissini tetiklediği söylemektedir. Bu hisler kişiden kişiye değişiklik gösterebilir.
Gazlı içecek tüketicileri, gazlı olmayan içeceklerin tüketicilerine kıyasla daha fazla gazdan şikâyetçi değildir; çünkü gastrik gaz miktarının boşaltım hızı, tüketilen içeceğin cinsinden etkilenmemektedir.
Tatlandırıcılar
Aspartam tatlandırıcılar nedir?
Meşrubatlarda genellikle, Aspartam, Asesulfam-K, siklamik asit gibi düşük kalorili, besin değeri olmayan tatlandırıcılar kullanılır. Bunlar uzun yılardır kullanılmakta ve tüketilmektedir. Örneğin aspartam, 20 yılı aşkın bir süredir 6.000’den fazla üründe kullanılmaktadır. Şekerden 200 kat daha tatlıdır. Şeker yerine tatlandırıcıların kullanılması ile gıdalardaki kalori miktarı büyük ölçüde azaltılabilmekte ve bazı ürünlerde tamamen ortadan kaldırılabilmektedir.
Aspartam güvenli midir?
Aspartamın gıdalardaki yaygın kullanımı kısa zamanda herkesce tanınmasına ve bununla birlikte bu bileşen hakkında çok çeşitli sorulara yol açmıştır. Amerikan Gıda ve İlaç İdaresi (FDA) aspartamın toz karışımlarda ve düşük kalorili sofra tatlandırıcılarında kullanımına 1981’de onay vermiş ve bunu takiben 1983’te aspartamın gazlı içeceklerde kullanımını da onaylamıştır. Aynı yıl, Avrupa Gıda Güvenliği Makamı da (EFSA) aspartam kullanımına onay vermiştir.
Günlük ne kadar aspartam tüketebilirim?
Amerikan Gıda ve İlaç İdaresi (FDA) ile birlikte diğer yetkili gıda kuruluşları aspartam dahil olmak üzere bir çok gıda katkı maddesi için Günlük Kabul Edilebilir Alım Miktarı (GKEAM)- Acceptable Daily Intake (ADI) kavramını kullanır. Günlük Kabul Edilebilir Alım Miktarı gıdalarla birlikte alınan maddelerin insan sağlığında olumsuz etki yapmadan ömür boyunca kullanılabilecek günlük miktarıdır.
Avrupa Komisyonu’nun “Avrupa Birliğinde Diyet Yiyecek Katkı Maddeleri Tüketimi” raporunda, yetişkinlerin aspartam alım miktarlarının Günlük Kabul Edilebilir Alım Miktarı’nın çok altında olduğunu belirtmektedir.
Aspartam için Günlük Kabul Edilebilir Alım Miktarı, Amerikan Gıda ve İlaç İdaresi (FDA) tarafından, günde vücut ağırlığının kilogramı başına 50 miligram olarak belirlenmiştir. Gıda Tarım Örgütü ve Dünya Sağlık Teşkiatı’nın Gıda Katkı Maddeleri Eksper Komitesi (JECFA) ve Gıda Bilimsel Komitesi (Scientific Committee on Food) ise vücut ağırlığının kilogramı başına 40 miligramlık bir Günlük Kabul Edilebilir Alım Miktarı belirlemiştir.
Geçerli GKEAM seviyesine ulaşmak için bir yetişkinin %100 aspartam ile tatlandırılmış yaklaşık 15 kutu diyet meşrubat veya 42 porsiyon şekersiz jelatin veya 97 paket düşük kalorili sofra tatlandırıcısı tüketmesi gerekir. Bu, günlük tüketimin oldukça üzerinde bir rakamdır.